Sözcük türleri, öbek ve tümcecik
İngilizce tümcede sözcükler bir araya gelerek öbek ve tümcecik oluşturur; içlerindeki her sözcük sekiz sözcük türünden birinin görevini üstlenir.
Açıklama
İngilizce tümcede sözcükler bir araya gelerek öbek ve tümcecik oluşturur; içlerindeki her sözcük sekiz sözcük türünden birinin görevini üstlenir. Öbek ile tümceciğin belirleyici farkı, özne ile fiilin bulunup bulunmamasıdır.
A. Sekiz sözcük türü — sözcüğün 8 görevi
Her İngilizce sözcük, tümce içindeki görevine göre sekiz sözcük türünden birine girer. Aynı sözcük bulunduğu yere göre tür değiştirdiği için karar, tümcedeki yerine bakılarak verilir.
| Sözcük türü | Görev | Örnek |
|---|---|---|
| Ad | Kişi, nesne ya da kavramın adı | book, Anna, love |
| Adıl | Adın yerini tutar | I, he, it, this |
| Fiil | Eylem ya da durum | run, be, have |
| Sıfat | Adı niteler | kind, big, happy |
| Zarf | Fiili, sıfatı ya da tümceyi niteler | fast, very, always |
| İlgeç | Adın önünde zaman ya da yer gösterir | in, on, to |
| Bağlaç | Sözcükleri ya da tümceleri bağlar | and, but, because |
| Ünlem | Duyguyu ya da tepkiyi kısaca anlatır | Oh, Wow, Oops |
- She gave me a beautiful gift yesterday. (O dün bana güzel bir armağan verdi.)
- The dog runs fast in the park. (O köpek parkta hızlı koşar.)
- I like coffee, but he prefers tea. (Ben kahveyi severim ama o çayı tercih eder.)
B. Öbek — öznesi ve fiili olmayan küme
Öbek, iki ya da daha çok sözcüğün bir araya gelip tek bir sözcük türünün görevini gördüğü, ama içinde özne ile fiil bulunmayan sözcük kümesidir. Tümce içinde hangi görevi üstlendiğine göre ad öbeği, sıfat öbeği ve zarf öbeği diye ayrılır.
| Tür | Görev | Örnek |
|---|---|---|
| Ad öbeği | Ad yeri (özne, nesne, tümleç) | Reading books is my hobby. |
| Sıfat öbeği | Adı niteler | The girl with long hair is my sister. |
| Zarf öbeği | Fiili, sıfatı ya da tümceyi niteler | He works at a big company. |
- To learn English is fun. (İngilizce öğrenmek eğlencelidir.)
- The book on the desk is mine. (Masanın üstündeki o kitap benim.)
- She sings in a low voice. (O alçak sesle şarkı söyler.)
- I want to travel abroad. (Yurt dışına seyahat etmek istiyorum.)
C. Tümcecik — öznesi de fiili de olan küme
Tümcecik, özne ile fiili bulunan sözcük kümesidir; tümce içinde ad, sıfat ya da zarf görevi gören yan tümce ile tek başına tümce olan temel tümce diye ikiye ayrılır. öbek = özne·fiil yok / tümcecik = özne·fiil var Bu ayırt etme ölçütünü olduğu gibi belleğinize alın.
| Tür | Görev | Örnek |
|---|---|---|
| Ad yan tümcesi | Ad yeri (özne, nesne, tümleç) | I know that he is honest. |
| Sıfat yan tümcesi | Adı niteler (ilgi yan tümcesi) | The book which I bought is nice. |
| Zarf yan tümcesi | Fiili ya da tümceyi niteler | We went out when it stopped raining. |
- I think that she is kind. (Bence o kibar biri.)
- This is the house where I was born. (Burası doğduğum ev.)
- Because he was tired, he went to bed early. (Yorgun olduğu için erken yattı.)
- Tell me what you want. (Ne istediğinizi bana söyleyin.)
Önemli noktalar
- 1Aynı sözcük bile tümce içindeki yerine göre tür değiştirir — bu sezgi, tümce çözümlemesinin ilk adımıdır. (Örnek: a morning run / I run fast.)
- 2Öbek ile tümceciğin belirleyici farkı, içinde özne ile fiil bulunup bulunmamasıdır. (Örnek: on the desk / when he arrived.)
- 3Öbek de tümcecik de tümce içinde ad, sıfat ve zarf görevlerinden birini üstlenir; bu yüzden hangi yere konduğuna bakınca niteliği anlaşılır. (Örnek: Reading books / that he is honest.)
- 4Her İngilizce tümcenin kurulabilmesi için öznesi ve fiili olan en az bir tümcecik gerekir. (Örnek: The book on the desk. tek başına tümce değildir.)
- 5that·because·when·which gibi bağlaçlar ardından tümcecik, in·on·with gibi ilgeçler ardından öbek getirir. (Örnek: because he was tired / because of the rain.)