Üstünlük derecesi
Üstünlük derecesi, iki şeyi karşılaştırıp birinin daha fazla olduğunu anlatan biçimdir; kısa sözcüklere -er, uzun sözcüklere more eklenerek kurulur ve arkasına than ile karşılaştırılan öğe bağlanır.
Açıklama
Üstünlük derecesi, iki şeyi karşılaştırıp birinin daha fazla ~ olduğunu anlatan biçimdir; kısa sözcüklere -er, uzun sözcüklere more eklenerek kurulur ve arkasına than ile karşılaştırılan öğe bağlanır.
A. Üstünlük derecesi kuralı — -er / more
1~2 heceli kısa sıfat ve zarfların sonuna -er, üç ve daha çok heceli uzun sözcüklerin önüne more getirilerek üstünlük derecesi kurulur. Kalıp -er / more + yalın derece olmak üzere iki koldur; yazımda -e ile bitende yalnızca -r, ünsüz+y olanda y harfi i olur ve -er gelir, kısa ünlü+tek ünsüz olanda son ünsüz ikilenir.
| Yalın derece | Üstünlük derecesi | Kural |
|---|---|---|
| tall | taller | Temel -er |
| nice | nicer | -e ile bitende -r |
| happy | happier | ünsüz+y → i + er |
| big | bigger | kısa ünlü+tek ünsüz → ünsüz ikilenir |
| useful | more useful | üç ve daha çok hece → more |
| beautiful | more beautiful | üç ve daha çok hece → more |
- My brother is older than me. (Ağabeyim benden büyük.)
- This story is funnier than the last one. (Bu öykü geçen öyküden daha eğlenceli.)
- Today feels hotter than yesterday. (Bugün dünden daha sıcak.)
- His speech was more interesting than I expected. (Konuşması beklediğimden daha ilginçti.)
B. Kuralsız üstünlük — good / bad / much / little
Sık kullanılan birkaç sözcük -er ya da more almadan bambaşka bir biçime dönüşür. Sıfat ile zarf aynı üstünlük biçimini paylaşabilir: good ve well için better, bad ve badly için worse geçerlidir.
| Yalın derece | Üstünlük derecesi | Örnek |
|---|---|---|
| good / well | better | I feel better now. |
| bad / badly | worse | The traffic is worse today. |
| much / many | more | I have more time now. |
| little | less | She has less work today. |
| far | farther / further | It's farther than I thought. |
- Your English is better than mine. (Sizin İngilizceniz benimkinden iyi.)
- The weather is worse today than yesterday. (Bugün hava dünkünden kötü.)
- I need more information about the trip. (Gezi hakkında daha çok bilgiye gerek duyuyorum.)
- He earns less money than before. (O, eskisinden az para kazanıyor.)
C. Üstünlük derecesi + than — karşılaştırılan öğe
Üstünlük derecesinin arkasına than getirilip karşılaştırılan öğe bağlanınca tam bir karşılaştırma tümcesi oluşur. Üstünlük derecesinin önüne much, a lot, a little, far eklenerek farkın derecesi pekiştirilebilir.
| Pekiştirme | Örnek | Anlam |
|---|---|---|
| much + üstünlük derecesi | She is much taller than me. | çok daha uzun |
| a lot + üstünlük derecesi | It's a lot colder today. | çok daha soğuk |
| a little + üstünlük derecesi | I feel a little better. | biraz daha iyi |
| far + üstünlük derecesi | This is far more difficult. | çok daha zor |
- My apartment is smaller than yours. (Benim dairem sizinkinden küçük.)
- This coffee is much stronger than the one I usually drink. (Bu kahve her zaman içtiğimden çok daha sert.)
- She speaks Korean better than I do. (O, Koreceyi benden iyi konuşuyor.)
- The exam was a little easier than last time. (Sınav geçen seferkinden biraz kolaydı.)
Önemli noktalar
- 11\~2 heceli kısa sözcükler -er, üç ve daha çok heceli uzun sözcükler more ile üstünlük derecesine geçer; biçimin iskeleti bu temel kuraldır. (Örnek: taller, more useful)
- 2-e ile bitende yalnızca -r, ünsüz+y olanda i+er, kısa ünlü+tek ünsüz olanda son ünsüzün ikilenmesi biçimindeki yazım kuralı sık karşımıza çıkar. (Örnek: nice→nicer, happy→happier, big→bigger)
- 3good/well → better, bad/badly → worse, much/many → more, little → less kalıpları bütün hâlinde ezberlenmesi gereken kuralsız üstünlük dereceleridir.
- 4than sonrasındaki adılda kural özne durumudur ama konuşma dilinde nesne durumu da doğal biçimde kullanılır. (Örnek: taller than I am / taller than me)
- 5Üstünlük derecesinin önüne much, a lot, a little, far eklenince farkın derecesini pekiştiren günlük bir anlatım elde edilir. (Örnek: much bigger, a little cheaper)
- 6very yalın dereceyi pekiştirir ama üstünlük derecesini pekiştirirken much kullanılır. (Örnek: much bigger — very bigger yanlıştır)