En üstünlük derecesi
En üstünlük derecesi, üç ya da daha çok şey arasından en olanı gösteren biçimdir; kısa sözcüklere -est, uzun sözcüklere most eklenir, önüne mutlaka the getirilir ve arkasından kapsamı belirten of / in anlatımı gelir.
Açıklama
En üstünlük derecesi, üç ya da daha çok şey arasından en ~ olanı gösteren biçimdir; kısa sözcüklere -est, uzun sözcüklere most eklenir, önüne mutlaka the getirilir ve arkasından kapsamı belirten of / in anlatımı gelir.
A. En üstünlük kuralı — -est / most
1~2 heceli kısa sözcüklere -est, üç ve daha çok heceli uzun sözcüklerin önüne most getirilir ve başına mutlaka the eklenir. Kalıp the + en üstünlük derecesi + of/in biçimindedir; yazım kuralları (-e/-y/ünsüz ikilenmesi) üstünlük derecesindekiyle aynıdır.
| Yalın derece | En üstünlük derecesi | Kural |
|---|---|---|
| tall | the tallest | Temel -est |
| nice | the nicest | -e ile bitende -st |
| happy | the happiest | ünsüz+y → i + est |
| big | the biggest | kısa ünlü+tek ünsüz → ünsüz ikilenir |
| useful | the most useful | üç ve daha çok hece → most |
| beautiful | the most beautiful | üç ve daha çok hece → most |
- Kevin is the tallest boy in his class. (Kevin sınıfın en uzun boylusu.)
- This is the funniest movie I've ever seen. (Bu, izlediklerim arasında en eğlenceli film.)
- July is usually the hottest month here. (Burada genellikle en sıcak ay temmuzdur.)
- That was the most interesting lecture of the semester. (O, dönemin en ilginç dersiydi.)
B. Kuralsız en üstünlük — good / bad / much / little
Üstünlük derecesinde kuralsız değişen sözcükler en üstünlük derecesinde de bambaşka bir biçime girer; önlerine the gelmesi kuralı ise değişmez.
| Yalın derece | Üstünlük derecesi | En üstünlük derecesi |
|---|---|---|
| good / well | better | the best |
| bad / badly | worse | the worst |
| much / many | more | the most |
| little | less | the least |
| far | farther / further | the farthest / furthest |
- This is the best coffee in town. (Şehirdeki en iyi kahve bu.)
- That was the worst day of the year. (O gün yılın en kötü günüydü.)
- She spends the most money on books. (O, en çok parayı kitaba harcıyor.)
- This route takes the least time. (En az zaman alan yol bu.)
C. the + en üstünlük derecesi + of / in — kapsam
En üstünlük derecesinin arkasına hangi kapsamda en ~ olduğunu belirten bir anlatım gelir: birden çok kişi ya da nesne arasında of + çoğul ad, bir yer ya da topluluk içinde in + tekil ad kullanılır. Deneyimi vurgulamak için ever eklenir; one of the + en üstünlük derecesi + çoğul ise sık geçen kalıplaşmış bir birleşimdir.
| Biçim | Örnek | Anlam |
|---|---|---|
| of + çoğul | She is the youngest of the three. | üçü arasında en küçük |
| in + yer | He is the tallest in the class. | sınıfın en uzun boylusu |
| ever pekiştirmesi | This is the best book I've ever read. | bugüne dek okuduklarının en iyisi |
| one of the + en üstünlük derecesi + çoğul | It's one of the largest cities in Asia. | Asya'nın en büyük şehirlerinden biri |
- Anna is the smartest of all my classmates. (Anna, bütün sınıf arkadaşlarım arasında en zeki olan.)
- This is the tallest building in our city. (Bu, şehrimizin en yüksek binası.)
- That was the worst mistake I've ever made. (O, bugüne dek yaptığım en kötü yanlıştı.)
- Seoul is one of the busiest cities in the world. (Seul, dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri.)
Önemli noktalar
- 1En üstünlük derecesinin önüne mutlaka the getirilir; kısa sözcüklere -est, uzun sözcüklere most eklenir. (Örnek: the tallest, the most useful)
- 2Kapsam belirtilirken birden çok öğe arasında of + çoğul ad, bir yer ya da topluluk içinde in + tekil ad eşleşmesi kurulur. (Örnek: of the three, in the class)
- 3good→best, bad→worst, much/many→most, little→least bütün hâlinde ezberlenmesi gereken kuralsız en üstünlük dereceleridir.
- 4Türkçe konuşanların sık yaptığı yanlış, the sözcüğünü atlamak ya da -est ile most'u üst üste kullanmaktır. (Örnek: the tallest — most tallest yanlıştır)
- 5Deneyimi vurgularken the + en üstünlük derecesi + ad + I've ever + geçmiş zaman ortacı kalıbı sıkça ve kalıplaşmış biçimde kullanılır. (Örnek: the best movie I've ever seen)
- 6one of the + en üstünlük derecesi + çoğul ad kalıbı 'en ~ olanlardan biri' demektir ve arkasındaki ad mutlaka çoğul olmalıdır. (Örnek: one of the busiest cities)