Sekiz sözcük türü
İngilizce sözcükler, tümce içinde üstlendikleri göreve göre sekiz sözcük türüne ayrılır. Aynı sözcük bile tümcedeki yerine göre tür değiştirebildiği için, önce her türün tümcede tuttuğu yeri öğrenin.
Açıklama
İngilizce sözcükler, tümce içinde üstlendikleri göreve göre sekiz sözcük türüne ayrılır. Aynı sözcük bile tümcedeki yerine göre tür değiştirebildiği için, önce her türün tümcede tuttuğu yeri öğrenin.
A. Adlandırma ve yerini tutma — ad ve adıl
Ad, kişilerin, nesnelerin, yerlerin ve kavramların adını gösteren sözcüktür; adıl ise daha önce anılan adın yerini tutan sözcüktür. Ad, özne, nesne ve tümleç yerlerinde bulunur; adıl ise o yerdeki adı yinelememek için kullanılır.
| Sözcük türü | Görevi | Örnek |
|---|---|---|
| Ad | Kişi, nesne, yer adı | book, Seoul, happiness |
| Adıl | Adın yerini tutar | I, you, he, it, this |
- She is a teacher. (O bir öğretmendir. — ad)
- She lives here. (O burada yaşıyor. — adıl)
- My brother is a doctor. (Erkek kardeşim hekimdir.)
- He works at a hospital. (O bir hastanede çalışıyor.)
- I bought a new phone. It is very nice. (Yeni bir telefon aldım. O çok güzel.)
B. Devinim ve durum — fiil
Fiil, öznenin eylemini ya da durumunu gösteren sözcüktür; her İngilizce tümcede en az bir fiil bulunmak zorundadır. Eylem fiilleri (run, eat, go) ile durum fiilleri (be, have, know) diye ikiye ayrılır; tümcede fiil düşerse tümce kurulmuş olmaz.
| Türü | Örnek | Anlamı |
|---|---|---|
| Eylem fiili | run, eat, write | koşmak, yemek, yazmak |
| Durum fiili | be, have, know | olmak, sahip olmak, bilmek |
- I love coffee. (Kahveyi severim.)
- Birds fly in the sky. (Kuşlar gökyüzünde uçar.)
- I have two sisters. (İki kız kardeşim var.)
- She is a nurse. (O bir hemşiredir.)
C. Niteleyen sözcükler — sıfat ve zarf
Sıfat adı niteler; zarf ise fiili, sıfatı, başka bir zarfı ya da tümcenin tümünü niteleyen sözcüktür. Sıfat çoğunlukla addan önce ya da be fiilinden sonra gelir; zarfın tümcedeki yeri ise görece serbesttir.
| Sözcük türü | Nitelediği | Örnek |
|---|---|---|
| Sıfat | Ad | a kind man, She is happy. |
| Zarf | Fiil, sıfat | He runs fast. It is very hot. |
- This is a big house. (Bu büyük bir evdir. — sıfat)
- He runs fast. (O hızlı koşar. — zarf)
- She has a beautiful voice. (Onun güzel bir sesi var.)
- He speaks clearly. (O açık seçik konuşur.)
- The soup is really delicious. (Bu çorba gerçekten lezzetli.)
D. Bağlama ve anlatma — ilgeç, bağlaç, ünlem
İlgeç addan önce gelerek zaman, yer, yön gibi bilgileri gösterir; bağlaç sözcükleri, öbekleri ve tümceleri birbirine bağlar; ünlem ise duyguyu ya da tepkiyi kısaca dile getirir.
| Sözcük türü | Görevi | Örnek |
|---|---|---|
| İlgeç | Addan önce zaman, yer gösterir | in, on, at, to |
| Bağlaç | Sözcük ve tümce bağlar | and, but, or, because |
| Ünlem | Duygu ve tepki anlatır | Oh, Wow, Oops |
- The book is on the desk. (Kitap masanın üstünde.)
- I like coffee and tea. (Kahveyi ve çayı severim.)
- Wow, that's amazing! (Vay, bu gerçekten şaşırtıcı!)
Önemli noktalar
- 1İngilizce sözcükler tümce içindeki görevlerine göre 8 sözcük türüne ayrılır ilkesini kavrarsanız tümce yapısını çok daha kolay çözersiniz.
- 2Aynı sözcük bile bulunduğu yere göre tür değiştirebilir; işin can alıcı noktası budur. (Örnek: run fast(fiil) / a morning run(ad))
- 3Her İngilizce tümcede mutlaka bir fiil bulunmalıdır — Türkçede bu görevi çoğu zaman ek eylem üstlendiği için be fiilini düşürmek Türkçe konuşanların en sık yaptığı yanlıştır.
- 4Sıfat adı, zarf ise fiili, sıfatı ve tümceyi niteler — bu görev ayrımını akılda tutarsanız sözcük sırasına karar vermek kolaylaşır.
- 5İlgeçten sonra mutlaka bir ad (ya da adıl) gelir kuralını bilirseniz yanlışlarınızı büyük ölçüde azaltırsınız.