Yakın geçmiş zaman (tamamlanma, deneyim, süreklilik, sonuç)
yakın geçmiş zaman (have / has + geçmiş zaman ortacı) duruma göre tamamlanma·deneyim·süreklilik·sonuç olmak üzere dört anlama ayrılır ve hangi anlamda olduğu birlikte kullanılan ipucu sözcüğünden anlaşılır.
Açıklama
yakın geçmiş zaman (have / has + geçmiş zaman ortacı) duruma göre tamamlanma·deneyim·süreklilik·sonuç olmak üzere dört anlama ayrılır ve hangi anlamda olduğu birlikte kullanılan ipucu sözcüğünden anlaşılır. Hangi anlamda kullanıldığını tümcedeki zaman sözü belirlediği için ipucu sözcüklerini öbek hâlinde öğrenmek uygulamada en hızlı yoldur.
A. Tamamlanma — just / already / yet
Az önce biten bir işi ya da 'çoktan · henüz' duygusunu anlatırken yakın geçmiş zamana just, already, yet eklenir. just / already / yet tamamlanma anlamının başlıca ipucu sözcükleridir; just·already olumlu tümcede, yet olumsuz tümce ve soru tümcesinde kullanılır.
| İpucu sözcüğü | Yeri | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|---|
| just | have/has ardında | az önce | I have just arrived. |
| already | have/has ardında | çoktan·bile | She has already left. |
| yet (olumsuz) | tümce sonunda | henüz (değil) | I haven't finished yet. |
| yet (soru) | tümce sonunda | çoktan·artık | Have you eaten yet? |
- The train has just left the station. (Tren az önce istasyondan ayrıldı.)
- We have already seen this movie. (Bu filmi çoktan gördük.)
- He hasn't called me yet. (Beni henüz aramadı.)
- Have they arrived yet? (Çoktan vardılar mı?)
B. Deneyim — ever / never / before
Bugüne dek yapmışlığınız olup olmadığını, yani deneyimi sorarken yakın geçmiş zamana ever, never, before gibi ipucu sözcükleri eklenir. ever çoğunlukla soru tümcesinde, never olumsuz deneyimde kullanılır; before ise tümce sonuna gelip 'daha önce ~ mişliği var' anlamını verir.
| İpucu sözcüğü | Kullanımı | Örnek |
|---|---|---|
| ever | soru tümcesi (bugüne dek bir kez bile) | Have you ever been to Japan? |
| never | olumsuz (hiçbir zaman) | I have never tried sushi. |
| before | tümce sonu (daha önce ~ mişliği var) | I have seen this movie before. |
| Kez sayısı (once, twice, ~ times) | tümce sonu | She has visited Paris three times. |
- Have you ever eaten Korean food? (Hiç Kore yemeği yediniz mi?)
- I have never driven a truck. (Hiç kamyon kullanmadım.)
- We have met her before. (Onunla daha önce tanışmışlığımız var.)
- He has flown to New York twice. (New York'a iki kez uçmuşluğu var.)
C. Süreklilik — for / since
Geçmişte bir anda başlayıp bugüne dek süren durum ve eylemler yakın geçmiş zamanla anlatılır; ne kadar süredir olduğu for, ne zamandan beri olduğu since ile söylenir. How long ~? ile sorarsanız süreklilik anlamı doğar.
| Söz | Ardından gelen | Örnek |
|---|---|---|
| for | süre (five years, two hours) | I have worked here for five years. |
| since | başlangıç anı (2020, Monday, yesterday) | I have worked here since 2020. |
| How long ~? | süreyi soran soru | How long have you lived here? |
- She has studied Korean for two years. (İki yıldır Korece çalışıyor.)
- We have known each other since childhood. (Çocukluğumuzdan beri birbirimizi tanıyoruz.)
- They have been friends for a long time. (Uzun zamandır arkadaşlar.)
- How long have you worked at this company? (Bu şirkette ne kadar süredir çalışıyorsunuz?)
D. Sonuç — gone vs been
yakın geçmiş zaman sonuç anlamında kullanıldığında geçmişteki işin şimdiki duruma nasıl bir etki bıraktığına odaklanılır ve has gone ile has been arasındaki fark ayırt edilmelidir. gone 'gitti, henüz dönmedi' demektir; been ise 'gidip döndü (deneyim)' demektir.
| Söz | Anlamı | Durum |
|---|---|---|
| has gone to ~ | ~ yerine gitti, (şimdi) yok | Şu anda orada değil |
| has been to ~ | ~ yerine gitmişliği var | Şimdi dönmüş durumda |
- Anna has gone to the store. (Anna dükkâna gitti. Şu anda burada yok.)
- Anna has been to the store. (Anna dükkâna gidip döndü. Şu anda burada.)
- He has gone to Paris on business. (İş için Paris'e gitti, hâlâ orada.)
- He has been to Paris three times. (Paris'e üç kez gitmişliği var.)
Önemli noktalar
- 1yakın geçmiş zamanın dört anlamı (tamamlanma·deneyim·süreklilik·sonuç) hangi ipucu sözcüğüyle kullanıldığına bakılarak ayırt edilir: önce bu büyük resmi kavrayın. (Örnek: just / ever / for / gone)
- 2just ile already, have ile geçmiş zaman ortacının arasına konur; yet ise tümcenin sonunda durur ve olumsuz tümce·soru tümcesinde kullanılır: bu yer kuralı önemlidir. (Örnek: I have already finished. / Have you finished yet?)
- 3for ardına süre, since ardına başlangıç anı gelir: bu ikiliyi karıştırmadan öğrenin. (Örnek: for five years / since 2020)
- 4has gone to ~ 'gitti, şu anda burada değil' demek; has been to ~ ise 'gidip döndü (deneyim)' demektir, anlamları büsbütün farklıdır: bu karşıtlığı kesin olarak ayırt edin.
- 5Deneyim sorarken Have you ever ~?, olumsuz deneyimde have never kalıbını bir bütün olarak öğrenirseniz uygulamada hemen ağzınıza gelir: bu konuşma ipucu işe yarar.