Belgisiz adıllar (one / ones / it)
one ile ones daha önce anılan şeyle 'aynı türden başka bir şeyi' gösterir; it ise daha önce anılan 'tam o şeyin kendisini' eksiksiz biçimde yeniden gösterir.
Açıklama
one ile ones daha önce anılan şeyle 'aynı türden başka bir şeyi' gösterir; it ise daha önce anılan 'tam o şeyin kendisini' eksiksiz biçimde yeniden gösterir. Gösterilen şeyin belirli olup olmaması ikisi arasındaki belirleyici farktır.
A. one — aynı türden bir tanesi (tekil)
one, daha önce anılan adla aynı türe giren sayılabilir bir tek şeyi gösteren belgisiz adıldır; aynı adı yinelememek için kullanılan bir yerine geçme anlatımıdır. one = a/an + aynı türden ad duygusuyla anlamak kolaylık sağlar.
| Durum | Tümce | one neyin yerini tutuyor |
|---|---|---|
| bir tane gerekli | I need one. | a pen (önce anılan kalemle aynı türden) |
| sıfattan sonra | I want a bigger one. | a bag (daha büyük olanı) |
| this / that sonrası | I'll take that one. | that shirt |
| the + sıfat | the red one | the red car |
- Which pen? The blue one, please. (Hangi kalem? Mavi olanı lütfen.)
- This bag is too small. I need a bigger one. (Bu çanta çok küçük. Daha büyük bir tane gerekiyor.)
- I don't have an umbrella. Can I borrow one? (Şemsiyem yok. Bir tane ödünç alabilir miyim?)
- Look at that dog. It's a cute one. (Şu köpeğe bakın. Sevimli bir tane.)
B. ones — aynı türden birkaçı (çoğul)
ones, one sözcüğünün çoğuludur, sayılabilir birden çok şeyi gösterir ve mutlaka sıfat ya da this/these gibi bir belirleyiciyle birlikte gelir. Tek başına They are ones. gibi kullanılmaz; hangi şeyler olduğunu belirten bir anlatım önüne ya da arkasına eklenir.
| Durum | Tümce | ones neyin yerini tutuyor |
|---|---|---|
| birkaç tane gerekli | I need new ones. | new shoes |
| sıfattan sonra | the red ones | red apples |
| these / those sonrası | I like these ones. | these socks |
| karşılaştırma | old ones vs new ones | old bags vs new bags |
- These socks are worn out. I'll buy new ones. (Bu çoraplar eskimiş. Yenilerini alacağım.)
- Which shoes do you like? The black ones. (Hangi ayakkabıları beğendiniz? Siyah olanları.)
- I like these apples better than those ones. (Bu elmaları şu elmalardan daha çok seviyorum.)
- Don't buy the cheap ones. (Ucuz olanlarını almayın.)
C. it — daha önce anılan tam o şey
it, daha önce anılan tam o belirli şeyin kendisini yeniden gösteren bir adıldır; 'aynı türden başka bir şey' demek olan one ile işlevi tümüyle farklıdır. Önceden söylenen nesneyi tek tek işaret ederek yeniden anmak istediğinizde it kullanılır.
| Anlatım | Gösterdiği şey | Örnek |
|---|---|---|
| one | aynı türden bir tanesi (herhangi biri) | I lost my pen. I need to buy one. |
| it | daha önce anılan o şey (belirli) | I lost my pen. I need to find it. |
| ones | aynı türden birkaçı | I bought new shoes. The old ones are torn. |
| them | daha önce anılan o şeyler | I bought new shoes. I love them. |
- I bought a new laptop last week. It works perfectly. (Geçen hafta yeni bir dizüstü bilgisayar aldım. Kusursuz çalışıyor.)
- Where's my phone? I left it on the table. (Telefonum nerede? Onu masanın üstünde bırakmıştım.)
- I finished the book. It was really interesting. (O kitabı bitirdim. Gerçekten ilginçti.)
- Look at this coat. Do you like it? (Bu paltoya bakın. Beğendiniz mi?)
Önemli noktalar
- 1one 'aynı türden herhangi bir tane', it ise 'önce söylenen tam o şey' demektir; gösterilen şeyin belirli olup olmaması ikisi arasındaki belirleyici farktır. (Örnek: I need a pen. I need one. / I lost my pen. I can't find it.)
- 2ones mutlaka sıfat ya da this/these/that/those/the gibi bir belirleyiciyle birlikte gelir, tek başına kullanılmaz. (Örnek: the red ones, these ones)
- 3one ile ones yalnızca sayılabilir adlarda kullanılır; sayılamaz adlarda (water, money, advice) kullanılmaz. (Örnek: I need some advice. — I need one advice. yanlıştır)
- 4Konuşmada 'Hangisini istiyorsunuz?' diye sorulunca The blue one. / The red ones. gibi sıfat + one/ones biçiminde kısa yanıt verilir.
- 5it sözcüğünün çoğulu they/them kalıbıdır, ones değildir. (Örnek: I bought these shoes. I love them.)