İleri · Unit 83

Yardımcı fiiller - geçmiş pişmanlığı (should / ought to have p.p.)

should have + p.p. 'yapmalıydım ama yapmadım', shouldn't have + p.p. ise 'yapmamalıydım ama yaptım' anlamında geçmişe dönük pişmanlığı ve sitemi anlatır. ought to have + p.p.

Açıklama

should have + p.p. 'yapmalıydım ama yapmadım', shouldn't have + p.p. ise 'yapmamalıydım ama yaptım' anlamında geçmişe dönük pişmanlığı ve sitemi anlatır. ought to have + p.p. da aynı anlamdadır, yalnızca biraz daha resmîdir.

 

A.  should have + ortaç: geçmiş pişmanlığın temeli 

should have + geçmiş zaman ortacı 'geçmişte yapmalıydım ama gerçekte yapmadım' anlamına gelir ve olup bitene duyulan hayıflanmayı, pişmanlığı, hafif bir kendini suçlamayı anlatır. should have + ortaç = geçmiş pişmanlığı. Konuşma dilinde should've biçimine kısaltılır.

Özneshould have + p.p.Kısa biçimAnlam
II should have goneshould've gonegitmeliydim
youyou should have knownshould've knownbilmeliydiniz
he / sheshe should have waitedshould've waitedbeklemeliydi
wewe should have startedshould've startedbaşlamalıydık
theythey should have listenedshould've listeneddinlemeliydiler
  • I should have studied harder for the exam. (Sınav için daha çok çalışmalıydım.)
  • You should have told me about the meeting. (Toplantıyı bana söylemeliydiniz.)
  • We should have taken an umbrella. (Şemsiye almalıydık.)
  • She should have arrived by now. (Şimdiye varmış olmalıydı.)

 

B.  ought to have + ortaç: aynı anlam, biraz resmî 

ought to have + geçmiş zaman ortacı, should have + p.p. ile aynı anlamı taşır ama biraz daha resmî ve yazılı bir izlenim verir; ahlaki yükümlülüğü ya da yerindeliği vurgularken sık kullanılır. Olumsuzu ought not to have + p.p. biçimidir.

BiçimÖrnekKonuşmadaki karşılığı
ought to have + p.p.He ought to have called.should have called
ought not to have + p.p.You ought not to have lied.shouldn't have lied
  • You ought to have thanked her. (Ona teşekkür etmeliydiniz.)
  • We ought to have prepared more carefully. (Daha özenli hazırlanmalıydık.)
  • He ought to have known better. (Daha iyisini bilmesi gerekirdi.)
  • They ought not to have accepted the offer. (O teklifi kabul etmemeleri gerekirdi.)

 

C.  shouldn't have + ortaç: yapmamalıydı ama yaptı 

shouldn't have + geçmiş zaman ortacı 'geçmişte yapmamalıydım ama gerçekte yaptım' anlamına gelir ve yapılmış bir davranışa duyulan pişmanlığı ya da karşıdakine yöneltilen hafif sitemi, azarı anlatır. Konuşma dilinde shouldn't've diye söylenir.

BiçimGerçekte olanAnlam
I shouldn't have eaten so much.çok yedio kadar çok yememeliydim
You shouldn't have shouted at him.bağırdıona bağırmamalıydınız
She shouldn't have trusted them.güvendionlara güvenmemeliydi
We shouldn't have waited so long.uzun bekledio kadar uzun beklememeliydik
  • I shouldn't have stayed up so late last night. (Dün gece o kadar geç saate kadar oturmamalıydım.)
  • You shouldn't have spent all that money. (O paranın hepsini harcamamalıydınız.)
  • He shouldn't have driven after drinking. (İçtikten sonra araba kullanmamalıydı.)
  • They shouldn't have ignored our warning. (Uyarımızı görmezden gelmemeliydiler.)

Önemli noktalar

  1. 1should have + geçmiş zaman ortacı 'yapmalıydım ama yapmadım', shouldn't have + geçmiş zaman ortacı ise 'yapmamalıydım ama yaptım' pişmanlığını anlatır. (Örnek: I should have gone. / I shouldn't have gone.)
  2. 2should sonrasında mutlaka have + geçmiş zaman ortacı gelir; to'lu mastar ya da geçmiş zaman biçimi gelmez. (X: I should to have called / X: I should called → O: I should have called)
  3. 3ought to have + geçmiş zaman ortacı, should have + geçmiş zaman ortacı ile aynı anlamdadır ama biraz daha resmîdir; olumsuzu ought not to have + p.p. biçimidir. (Örnek: You ought not to have lied.)
  4. 4Konuşma dilinde should've, shouldn't've diye kısaltılarak söylenir; yazıda should of yazmak yanlış bir kullanımdır. (Örnek: I should've known.)
  5. 5Türkçedeki '-meliydim' ve '-memeliydim' yapılarının ikisi de İngilizcede should have p.p. ailesiyle karşılanır.

Örnekler

I should have called her yesterday.
Dün onu aramalıydım.
You should have told me the truth.
Bana gerçeği söylemeliydiniz.
We should have booked the hotel earlier.
Oteli daha erken ayırtmalıydık.
She should have taken the earlier train.
Daha erkenki trene binmeliydi.
He should have studied harder for the test.
Sınav için daha çok çalışmalıydı.
Bu ünitede daha fazla örnek var. Kayıt olursan hepsini görüp dinleyebilirsin.

Sık yapılan hatalar

I should called her.
I should have called her.
You should to have told me.
You should have told me.
She should have went home.
She should have gone home.
We shouldn't had left so late.
We shouldn't have left so late.
He should of apologized.
He should have apologized.
Gerçekten bildiğinden emin ol
Kuralı okumakla uygulamak farklı şeyler. Yanlış yaptığında yapay zekâ hangi konuda takıldığını gösterir.
Ücretsiz alıştırma yap