Yardımcı fiiller - geçmiş tahmini (must / may / might / could + have p.p.)
Geçmişteki bir olaya ilişkin tahmin ve varsayım 'yardımcı fiil + have + geçmiş zaman ortacı' biçimiyle anlatılır; yardımcı fiile göre kesinlik derecesi değişir. Yardımcı fiil + have + ortaç = geçmiş tahmini.
Açıklama
Geçmişteki bir olaya ilişkin tahmin ve varsayım 'yardımcı fiil + have + geçmiş zaman ortacı' biçimiyle anlatılır; yardımcı fiile göre kesinlik derecesi değişir. Yardımcı fiil + have + ortaç = geçmiş tahmini.
A. must have p.p.: güçlü tahmin (kesin öyle olmuştur)
Elde bulunan kanıta dayanarak geçmişteki bir olayı güçlü biçimde tahmin ederken must have + geçmiş zaman ortacı kullanılır. Konuşan kişi yüzde 90'ın üzerinde eminse seçilir; bunun karşıtı olan 'öyle olmuş olamaz' yargısı için mustn't have değil can't have kullanılır.
| Durum | Tümce | Konuşanın çıkarımı |
|---|---|---|
| pencere ıslak | It must have rained. | kesinlikle yağmur yağdı |
| gülümsüyor | He must have heard good news. | iyi bir haber almış olmalı |
| kadın gelmedi | She must have been sick. | kesinlikle hastaydı |
- The ground is wet. It must have rained last night. (Yerler ıslak. Dün gece kesin yağmur yağmış.)
- He didn't answer. He must have been busy. (Cevap vermedi. Kesin meşguldü.)
- She looks tired. She must have worked all night. (Yorgun görünüyor. Kesin bütün gece çalışmış.)
- They must have finished the meeting by now. (Şimdiye toplantıyı bitirmiş olmalılar.)
B. may / might / could have p.p.: zayıf tahmin (belki)
may / might / could + have + geçmiş zaman ortacı, 'belki öyle olmuştur / öyle olmuş olabilir' anlamında zayıf bir tahmini, bir olasılığı anlatır. Üçünün anlamı hemen hemen aynıdır; might biraz daha belirsiz bir izlenim verir.
| Yardımcı fiil | Kesinlik | Örnek | Anlam |
|---|---|---|---|
| may have p.p. | zayıf tahmin | She may have called while I was out. | belki aramıştır |
| might have p.p. | daha belirsiz | He might have forgotten. | belki unutmuştur (daha zayıf) |
| could have p.p. | olasılık | They could have taken the wrong train. | yanlış trene binmiş olabilir |
- She's not answering. She may have gone out. (Telefonu açmıyor. Belki dışarı çıkmıştır.)
- The keys are gone. Someone might have taken them. (Anahtarlar yok. Belki biri almıştır.)
- He's late. He could have missed his flight. (Geç kaldı. Uçağını kaçırmış olabilir.)
- I don't know where she is. She might have left early. (Nerede olduğunu bilmiyorum. Erken çıkmış olabilir.)
C. can't / couldn't have p.p.: güçlü olumsuz (olamaz)
Geçmişteki bir olayın asla öyle olamayacağını güçlü biçimde yadsırken can't have + geçmiş zaman ortacı ya da couldn't have + geçmiş zaman ortacı kullanılır. Burada mustn't have p.p. kullanılmaması sık karıştırılan bir noktadır.
| Durum | Tümce | Konuşanın çıkarımı |
|---|---|---|
| o sırada başka yerdeydi | She can't have stolen it. | çalmış olamaz |
| dün konuşulmuştu | He can't have forgotten already. | çoktan unutmuş olamaz |
| yarım saat önce görüldü | They couldn't have left yet. | daha gitmiş olamaz |
- He was with me all day. He can't have taken your bag. (Bütün gün benimleydi. Sizin çantanızı almış olamaz.)
- She can't have been there. I saw her at the office. (Orada olmuş olamaz. Onu ofiste gördüm.)
- You couldn't have finished already. It was 40 pages. (Şimdiden bitirmiş olamazsınız. 40 sayfaydı.)
- He can't have said that. He's too polite. (Bunu söylemiş olamaz. Çok kibar biridir.)
Önemli noktalar
- 1Geçmişe ilişkin tahmin yardımcı fiil + have + geçmiş zaman ortacı ile yapılır ve yardımcı fiile göre kesinlik derecesi değişir. (Örnek: must have / may have / might have / could have / can't have)
- 2must have p.p. 'kesinlikle öyle olmuştur' güçlü kesinliğini, can't have p.p. ise 'öyle olmuş olamaz' güçlü olumsuz kesinliğini verir; ikisi birbirinin karşıtıdır. mustn't have kullanılmaz.
- 3may have ile might have anlamca hemen hemen aynıdır ama might biraz daha belirsiz bir anlam tonu verir.
- 4could have p.p. olasılık tahmininin yanında 'yapabilirdim ama (yapmadım)' pişmanlığını da taşır; hangisi olduğu bağlama bakılarak ayırt edilir.
- 5have burada yardımcı fiil olduğu için özneye bakılmaksızın have kalır ve ardından mutlaka geçmiş zaman ortacı gelir. (X: She must has gone / O: She must have gone)