İleri · Unit 81

Yardımcı fiiller (would / used to)

would ile used to'nun ikisi de 'geçmişte yinelenerek yapılan işi' anlatır ama would yalnızca yinelenen eylemde, used to hem yinelenen eylemde hem de geçmişteki durumda kullanılabilir.

Açıklama

would ile used to'nun ikisi de 'geçmişte yinelenerek yapılan işi' anlatır ama would yalnızca yinelenen eylemde, used to hem yinelenen eylemde hem de geçmişteki durumda kullanılabilir. Biçimce benzeyen be used to + -ing (bir şeye alışkın olmak) bambaşka bir anlam taşır.

 

A.  would: geçmişte yinelenen eylem 

would, geçmişte düzenli olarak yinelenen bir eylemi anımsarken kullanılır ve ardından mutlaka to'suz mastar gelir. Tümcede genellikle when I was young / every summer / on weekends gibi geçmiş zaman belirteçleri bulunur; durum fiilleriyle (be, live, have, know) birlikte kullanılmaz.

Durumwould kullanılır mıÖrnek
yinelenen eylemevetWe would go fishing every Sunday.
yinelenen eylemevetShe would sing before bed.
geçmişteki durum (be)hayır(X) He would be a teacher → used to be
geçmişteki durum (live)hayır(X) I would live in Seoul → used to live
  • Every summer, we would visit our grandparents. (Her yaz büyükanne ve büyükbabamızı ziyarete giderdik.)
  • When I was young, my father would read me stories. (Ben küçükken babam bana hikâye okurdu.)
  • On rainy days, they would stay inside and play games. (Yağmurlu günlerde içeride kalıp oyun oynarlardı.)

 

B.  used to: geçmişteki eylem ve durum (artık yok) 

used to + to'suz mastar hem geçmişteki yinelenen eylemi hem de geçmişteki durumu anlatır ve 'eskiden öyleydi ama artık değil' karşıtlığını taşır. Durum fiilleriyle (be, live, have) de kullanılabildiği için kapsamı geniştir. used to + to'suz mastar = alışkanlık·durum (artık yok). Olumsuz ve soru biçimi didn't use to / Did you use to? olur; use sözcüğünden d düşer.

BiçimÖrnekAnlam
olumluI used to smokeeskiden sigara içerdi
olumsuzI didn't use to smokeeskiden sigara içmezdi
soruDid you use to smoke?eskiden sigara içer miydiniz?
durum fiiliShe used to be shyeskiden çok utangaçtı
  • I used to play the piano when I was young. (Küçükken piyano çalardım.)
  • He used to live in London. (Eskiden Londra'da yaşardı.)
  • She didn't use to like coffee. (Eskiden kahve sevmezdi.)
  • Did you use to work here? (Eskiden burada mı çalışırdınız?)

 

C.  be used to + -ing: bir şeye alışkın olmak 

be used to sonrasına -ing ad biçimi ya da ad gelirse anlam bambaşka olur: 'bir şeye alışkın olmak'. be used to + -ing / ad = bir şeye alışkın olmak. Alışma sürecini vurgularken get used to + -ing kullanılır.

AyrımBiçimAnlam
used toused to + to'suz mastareskiden yapardı (artık değil)
be used tobe used to + -ing / adbir şeye alışkın olmak
get used toget used to + -ing / adbir şeye alışmak
  • I am used to driving in heavy traffic. (Yoğun trafikte araba kullanmaya alışkınım.)
  • She isn't used to the cold weather. (Soğuk havaya alışkın değil.)
  • He got used to living alone. (Yalnız yaşamaya alıştı.)
  • I used to live in New York, so I am used to big cities. (Eskiden New York'ta yaşardım, bu yüzden büyük şehirlere alışkınım.)

Önemli noktalar

  1. 1would yalnızca geçmişteki yinelenen eylemde kullanılır, durum fiilleriyle (be, live, have, know) birlikte kullanılamaz. (X: I would live in Seoul / O: I used to live in Seoul)
  2. 2used to hem geçmişteki yinelenen eylemi hem de geçmişteki durumu anlatır ve 'artık öyle değil' karşıtlığını içerir. (Örnek: I used to smoke, but I don't now.)
  3. 3used to yapısının olumsuzu ve sorusu didn't use to / Did you use to? biçimindedir; use sözcüğünden d düşer. did zaten geçmiş zaman taşıdığı için use yalın biçime döner.
  4. 4be used to + -ing 'bir şeye alışkın olmak' durumunu anlatır ve used to + to'suz mastarla anlamca bambaşkadır. (Örnek: I am used to working late.)
  5. 5Alışma sürecini vurgularken get used to + -ing kullanılır. (Örnek: I got used to living alone.)

Örnekler

When I was a child, I would play in the park every day.
Çocukken her gün parkta oynardım.
Every summer, we would visit our grandparents.
Her yaz büyükanne ve büyükbabamızı ziyarete giderdik.
My father would read me stories before bed.
Babam yatmadan önce bana hikâye okurdu.
On weekends, they would go fishing together.
Hafta sonları birlikte balığa giderlerdi.
I used to live in Busan.
Eskiden Busan'da yaşardım.
Bu ünitede daha fazla örnek var. Kayıt olursan hepsini görüp dinleyebilirsin.

Sık yapılan hatalar

I would live in Seoul when I was young.
I used to live in Seoul when I was young.
I didn't used to smoke.
I didn't use to smoke.
I am used to work late.
I am used to working late.
She used to has long hair.
She used to have long hair.
He is used to live alone.
He is used to living alone.
Gerçekten bildiğinden emin ol
Kuralı okumakla uygulamak farklı şeyler. Yanlış yaptığında yapay zekâ hangi konuda takıldığını gösterir.
Ücretsiz alıştırma yap