every / all
every, 'her bir (tek tek)' anlamıyla tekil ad ve tekil fiille; all ise 'bütün (topluca)' anlamıyla çoğul ad·sayılamaz ad ve çoğul fiille kullanılır.
Açıklama
every, 'her bir ~ (tek tek)' anlamıyla tekil ad ve tekil fiille; all ise 'bütün ~ (topluca)' anlamıyla çoğul ad·sayılamaz ad ve çoğul fiille kullanılır. Anlamları benzer görünse de ardından gelen adın ve fiilin biçiminin farklı olması, iki sözcüğün asıl ayrımıdır.
A. every — tekil ad ve tekil fiil
every mutlaka tekil adla kullanılır ve arkadan gelen fiil de tekil biçimdedir (-s alan biçim). every + tekil ad + tekil fiil birleşimini bir bütün olarak ezberleyin.
| Sıra | Örnek | Anlam |
|---|---|---|
| every + tekil | every student | her öğrenci (tek tek) |
| every + zaman | every day | her gün |
| every + zaman | every morning | her sabah |
| every + zaman | every week | her hafta |
- Every child needs love. (Her çocuğun sevgiye ihtiyacı var.)
- Every room in the house has a window. (O evdeki her odanın bir penceresi var.)
- She calls her mother every weekend. (Her hafta sonu annesini arıyor.)
- He drinks coffee every morning. (Her sabah kahve içiyor.)
B. all — çoğul·sayılamaz adla, çoğul/tekil fiille
all, çoğul adla ya da sayılamaz adla kullanılır; sayılabilir çoğulun ardından çoğul fiil, sayılamaz adın ardından tekil fiil gelir. all'dan sonra the ya da iyelik biçimi de sık gelir.
| Birleşim | Fiil | Örnek |
|---|---|---|
| all + çoğul | çoğul fiil | All students are here. |
| all + sayılamaz | tekil fiil | All the water is gone. |
| all of + the / iyelik | ada göre | All of my friends live in Seoul. |
| all (adıl) | bağlama göre | All I want is peace. |
- All the books on the shelf are mine. (Raftaki bütün kitaplar benim.)
- All the sugar is in the jar. (Şekerin hepsi kavanozda.)
- All of us agree with you. (Hepimiz size katılıyoruz.)
- All I need is a good sleep. (Tek ihtiyacım iyi bir uyku.)
C. every ile all farkı — bakış açısı değişir
every 'tek tek·birer birer' olana odaklanır, all ise 'hepsini tek bir küme olarak toplayan' bakışa odaklanır. Aynı durum iki anlatımla da verilebilir ama vurgulanan bakış açısı farklıdır.
| every bakışı | all bakışı |
|---|---|
| Every student has a book. (tek tek hepsi) | All students have books. (öğrencilerin tümü) |
| I visit her every week. (her hafta yinelenir) | I've been visiting her all week. (hafta boyunca) |
| Every room is clean. (her oda) | All the rooms are clean. (odaların tümü) |
- Every seat in the theater is taken. (Tiyatrodaki her koltuk dolu.)
- All the seats in the theater are taken. (Tiyatrodaki koltukların tümü dolu.)
- She works out every day. (Her gün spor yapıyor.)
- She has been working out all day. (Bütün gün spor yapıyor.)
Önemli noktalar
- 1every tekil ad·tekil fiille, all ise çoğul ad·çoğul fiille (ya da sayılamaz ad·tekil fiille) eşleşir — iki sözcüğün temel ayrımı budur.
- 2every tek tek·birer birer olana, all ise hepsini tek küme sayan bütüne odaklanır — bu bakış farkını unutmayın.
- 3every day / every morning / every week gibi zaman anlatımları 'her gün·her hafta' yinelenme anlamıyla çok sık geçer — bu kalıbı öğrenin.
- 4all + the / my / this + ad örneğindeki gibi all'dan sonra sık sık tanımlık ya da iyelik gelir — bu sırayı da öğrenin. (Örnek: all the books)
- 5all of us / all of my friends gibi all of + adıl / iyelikli ad biçimi de çok sık kullanılır — bu günlük anlatımı öğrenin.