5. tümce yapısı - ettirgen fiiller (have, let, make)
Ettirgen fiiller have·let·make nesnenin ardına to'suz mastar koyarak 'nesneye … yaptırmak' anlamını kurar.
Açıklama
Ettirgen fiiller have·let·make nesnenin ardına to'suz mastar koyarak 'nesneye … yaptırmak' anlamını kurar.
A. Temel yapı — have / let / make + O + to'suz mastar
Ettirgen fiiller have·let·make nesnenin ardına to'su olmayan mastar koyarak 'birine bir şey yaptırmak' anlamını tamamlar. have / let / make + O + to'suz mastar kalıbını olduğu gibi öğrenin. get de ettirgen anlamı taşısa bile 'get + O + to'lu mastar' biçimini kullandığı için bu üçlüden ayrılır.
| Biçim | Örnek |
|---|---|
| have + O + to'suz mastar | I had him fix my computer. |
| let + O + to'suz mastar | She let me borrow her car. |
| make + O + to'suz mastar | They made him apologize. |
| (bilgi) get + O + to'lu mastar | I got him to help me. |
- I had my sister help me with the homework. (Kız kardeşime ödevde bana yardım ettirdim.)
- My boss let me leave early today. (Bugün patronum erken çıkmama izin verdi.)
- The teacher made us write an essay. (Öğretmen bize zorla bir deneme yazdırdı.)
- Please let me know your decision. (Kararınızı bana bildirin.)
B. Ton — have (rica) / let (izin) / make (zorlama)
have rica·istek, let izin, make ise zorlama tonu taşıdığı için yapı aynı olsa bile anlam iyice ayrışır.
| Fiil | Ton | Örnek |
|---|---|---|
| have | rica·yaptırma (doğal) | I had the plumber fix the sink. |
| let | izin verme·bırakma | My mom let me go to the party. |
| make | zorlama·mecbur etme | The rain made us stay indoors. |
- I had my friend pick me up at the station. (Arkadaşıma beni istasyondan aldırdım.)
- Please let me try one more time. (Bir kez daha denememe izin verin.)
- The strict rules made the students study hard. (Katı kurallar öğrencileri sıkı çalışmaya zorladı.)
- She made him apologize for being late. (Geç kaldığı için onu özür dilemeye zorladı.)
C. have + O + geçmiş zaman ortacı — edilgen ilişkide
Nesne ile ardından gelen eylem arasında 'nesne … edilir·… olur' biçiminde edilgen bir ilişki varsa to'suz mastar yerine geçmiş zaman ortacı (p.p.) kullanılır. have·get + O + p.p. kalıbı '… işini (başkasına yaptırıp) olmuş duruma getirmek' anlamıyla hizmet·dolaylı deneyim anlatan yerleşik bir anlatımdır.
| Biçim | Anlam | Örnek |
|---|---|---|
| have + O + p.p. | …-i … ettirmek (hizmet) | I had my hair cut. |
| have + O + p.p. | …-i … edilmek (zarar) | I had my wallet stolen. |
| get + O + p.p. | …-i … ettirmek (konuşma dili) | I got my car fixed. |
- I had my phone repaired at the store. (Telefonumu mağazada tamir ettirdim.)
- She had her passport renewed last week. (Geçen hafta pasaportunu yeniletti.)
- I had my bag stolen on the subway. (Metroda çantamı çaldırdım.)
- We got the room cleaned before the guests arrived. (Konuklar gelmeden önce odayı temizlettik.)
Önemli noktalar
- 1Ettirgen fiiller have·let·make ardına mutlaka to'suz mastar gelir; en sık hata yapılan yer burasıdır. (Örnek: made him cry.)
- 2have doğal bir rica, let izin, make ise zorlama tonuyla belirgin biçimde ayrılır; bu sezgi edinilirse duruma uygun olan seçilebilir. (Örnek: let me know — bana bildirin)
- 3Nesne eylemi yapan değil eylemin edilgen tarafıysa have + O + geçmiş zaman ortacı (p.p.) biçimi kullanılır; bu kural uygulamada çok sık gerekir. (Örnek: I had my hair cut.)
- 4get ettirgen anlamı taşısa da kişi için to'lu mastar, nesne için geçmiş zaman ortacı alır; bu ayrıksı durumu birlikte öğrenin. (Örnek: I got him to help. / I got my car fixed.)
- 5Let me ~ konuşmada çok sık geçen yerleşik bir anlatımdır. (Örnek: Let me know, Let me try, Let me help you.)