Temel · Unit 34

Yardımcı fiiller (must / have to)

must ile have to'nun ikisi de ' meli' anlamında zorunluluk bildirir ama must konuşanın güçlü yargısını ve kesinliğini, have to ise kuralın ya da durumun doğurduğu dıştan gelen gerekliliği anlatır; olumsuz biçimleri must…

Açıklama

must ile have to'nun ikisi de '~ meli' anlamında zorunluluk bildirir ama must konuşanın güçlü yargısını ve kesinliğini, have to ise kuralın ya da durumun doğurduğu dıştan gelen gerekliliği anlatır; olumsuz biçimleri must not (yasak) ile don't have to (gereksizlik) anlamca neredeyse taban tabana zıttır.

 

A.  must — güçlü zorunluluk ve kesinlik 

must bir yardımcı fiil olduğu için özneye göre biçimi değişmez ve konuşanın güçlü biçimde duyduğu zorunluluğu ya da mantıkça neredeyse kesin bir tahmini anlatır. Biçimi her zaman must + fiilin temel biçimi olur.

KullanımAnlamÖrnek
güçlü zorunlulukmutlaka ~ meliYou must study hard.
kural, yasa~ mek zorundaDrivers must stop at red lights.
güçlü kesinlik~ olsa gerekHe must be at home.
buyruk, uyarımutlaka ~ yapınYou must try this cake.
  • You must finish your homework before dinner. (Akşam yemeğinden önce ödevinizi mutlaka bitirmelisiniz.)
  • Students must wear their ID cards. (Öğrenciler kimlik kartlarını mutlaka takmalıdır.)
  • Anna must be very smart. (Anna gerçekten çok zeki olsa gerek.)
  • You must see this movie. (Bu filmi mutlaka izlemelisiniz.)

 

B.  have to — dıştan gelen zorunluluk 

have to, kuralın, yasanın ya da çevredeki durumun doğurduğu dıştan gelen gerekliliği anlatır; üçüncü tekil kişide has to olur ve geçmiş, gelecek gibi pek çok zamanda serbestçe değişir. must kişisel bir yargıysa, have to 'öyle belirlenmiş, başka çare yok' tonundadır.

ZamanBiçimÖrnek
geniş zaman (I / you / we / they)have toI have to work today.
geniş zaman (he / she / it)has toShe has to leave now.
geçmiş zamanhad toWe had to wait in line.
gelecek zamanwill have toYou will have to try again.
  • I have to submit the report by Friday. (Raporu cumaya kadar teslim etmem gerekiyor.)
  • He has to take medicine every morning. (Her sabah ilaç alması gerekiyor.)
  • We had to cancel the trip last week. (Geçen hafta geziyi iptal etmek zorunda kaldık.)
  • You will have to speak louder in the meeting. (Toplantıda daha yüksek sesle konuşmanız gerekecek.)

 

C.  must not (yasak) vs don't have to (gereksiz) 

must not 'asla yapılmamalı' anlamında güçlü bir yasağı, don't have to ise '~ gerek yok' anlamında gereksizliği bildirir; anlamları neredeyse taban tabana zıttır. must not = yasak / don't have to = gereksizlik karşıtlığını bütün hâlinde öğrenin.

BiçimAnlamÖrnek
must not (mustn't)yapılmamalı (yasak)You mustn't tell anyone.
don't have togerek yok (gereksizlik)You don't have to tell anyone.
doesn't have to(üçüncü kişi) gerek yokShe doesn't have to come.
didn't have to(geçmiş) gerek yoktuWe didn't have to pay.
  • You mustn't enter this room. It's private. (Bu odaya girmemelisiniz. Burası özel bir alan.)
  • You don't have to enter this room. It's optional. (Bu odaya girmenize gerek yok. İsteğe bağlı.)
  • Children mustn't play with fire. (Çocuklar ateşle asla oynamamalı.)
  • She doesn't have to work on Sundays. (Pazar günleri çalışmasına gerek yok.)

Önemli noktalar

  1. 1must bir yardımcı fiil olduğu için üçüncü tekil kişide bile musts biçimine girmez ve ardına mutlaka fiilin temel biçimi gelir. (Örnek: She must go. — She musts go. yanlıştır)
  2. 2have to, üçüncü tekil kişide has to, geçmiş zamanda had to, gelecek zamanda will have to olarak serbestçe değişir. (Örnek: She has to / We had to / You will have to)
  3. 3must not (yasak) ile don't have to (gereksizlik) anlamca taban tabana zıttır, bu yüzden birbirinin yerine kullanılamaz. (Örnek: You mustn't tell = yasak / You don't have to tell = gerek yok)
  4. 4must konuşanın kişisel yargısını ve güçlü kesinliğini, have to ise kuralın ya da durumun doğurduğu dıştan gelen gerekliliği anlatır. (Örnek: I must = kendi kararım / I have to = başka çare yok)
  5. 5must kalıbının kendine ait geçmiş ve gelecek zamanı olmadığı için had to / will have to biçimiyle have to ödünç alınır. (Örnek: I had to leave early yesterday.)

Örnekler

You must wear a seatbelt in the car.
Arabada emniyet kemeri takmalısınız.
Students must arrive by 9 AM.
Öğrenciler sabah dokuza kadar gelmelidir.
You must try this restaurant sometime.
Bir ara bu lokantayı mutlaka denemelisiniz.
Anna must be very tired after that trip.
Anna o geziden sonra çok yorgun olsa gerek.
I have to leave early tomorrow morning.
Yarın sabah erken çıkmam gerekiyor.
Bu ünitede daha fazla örnek var. Kayıt olursan hepsini görüp dinleyebilirsin.

Sık yapılan hatalar

She musts study harder.
She must study harder.
You mustn't come if you're busy.
You don't have to come if you're busy.
I must to finish this today.
I must finish this today.
He have to leave now.
He has to leave now.
We musted wait for an hour.
We had to wait for an hour.
Gerçekten bildiğinden emin ol
Kuralı okumakla uygulamak farklı şeyler. Yanlış yaptığında yapay zekâ hangi konuda takıldığını gösterir.
Ücretsiz alıştırma yap