İleri · Unit 20

-ing ad biçimi - kalıp ifadeler

-ing ad biçimi belirli ifadelerle birleşerek kalıp ifadeler kurar; be busy -ing, can't help -ing, feel like -ing, it's no use -ing, look forward to -ing, be worth -ing bunların başlıcalarıdır.

Açıklama

-ing ad biçimi belirli ifadelerle birleşerek kalıp ifadeler kurar; be busy -ing, can't help -ing, feel like -ing, it's no use -ing, look forward to -ing, be worth -ing bunların başlıcalarıdır. Kural çıkarmak yerine bütün olarak ezberlemek kullanımda daha pratiktir.

 

A.  Konuşma kalıpları — be busy·can't help·feel like 

be busy -ing 'yapmakla meşgul olmak', can't help -ing 'yapmadan edememek', feel like -ing 'canı yapmak istemek' demektir ve konuşmada çok sık görülür. Ardından mutlaka -ing ad biçimi (fiil + -ing) gelir.

İfadeAnlamıÖrnek
be busy -ingyapmakla meşgul olmakShe is busy working on her report.
can't help -ingyapmadan edememekI can't help worrying about him.
feel like -ingcanı yapmak istemekI feel like taking a walk.
  • He was busy cooking dinner when I called. (Ben aradığımda o akşam yemeği pişirmekle meşguldü.)
  • She couldn't help crying at the movie. (O, filmde ağlamadan edemedi.)
  • Do you feel like going out tonight? (Bu gece dışarı çıkmak ister misiniz?)

 

B.  Boşuna — it's no use·it's no good·there's no point in 

it's no use -ing / it's no good -ing 'yapsan da bir yararı yok' demektir ve ardından mutlaka -ing ad biçimi gelir. İki ifade neredeyse aynı anlamdadır ve birbirinin yerine kullanılabilir.

İfadeAnlamıÖrnek
it's no use -ingyapsan da bir yararı yokIt's no use arguing with him.
it's no good -ingyapsan da bir yararı yokIt's no good asking her.
there's no point in -ingyapmanın bir anlamı yokThere's no point in waiting longer.
  • It's no use complaining now. (Şimdi yakınmanın bir yararı yok.)
  • It's no good pretending you don't know. (Bilmiyormuş gibi yapmanın bir yararı yok.)
  • There's no point in calling him again. (Onu yeniden aramanın bir anlamı yok.)
  • It was no use trying to change his mind. (Onun fikrini değiştirmeye çalışmanın bir yararı yoktu.)

 

C.  to ilgeçse — look forward to·be worth·on -ing vb. 

look forward to ifadesindeki to, to'lu mastarın to'su değil bir ilgeç olduğu için ardından mutlaka -ing ad biçimi (fiil + -ing) kullanılır. look forward to + -ing (to = ilgeç) kalıbını bütün olarak öğrenin.

İfadeAnlamıÖrnek
look forward to -ingyapmayı iple çekmekI look forward to hearing from you.
be worth -ingyapmaya değer olmakThis book is worth reading.
on -ingyapar yapmazOn arriving, he called me.
be used to -ingyapmaya alışkın olmakI'm used to working late.
object to -ingyapılmasına karşı çıkmakShe objects to smoking indoors.
when it comes to -ingyapmaya gelinceWhen it comes to cooking, he's an expert.
  • I'm looking forward to meeting you next week. (Gelecek hafta sizinle tanışmayı iple çekiyorum.)
  • This movie is worth watching twice. (Bu film iki kez izlemeye değer.)
  • On hearing the news, she burst into tears. (Haberi duyar duymaz gözyaşlarına boğuldu.)
  • He is used to speaking in public. (O, topluluk önünde konuşmaya alışkındır.)

Önemli noktalar

  1. 1be busy·can't help·feel like ardından mutlaka -ing ad biçimi (fiil + -ing) gelir ve bunlar konuşmada çok sık kullanılır. (Örnek: I feel like taking a nap.)
  2. 2it's no use -ing / it's no good -ing 'yapsan da bir yararı yok' demektir ve birbirinin yerine kullanılabilir. (Örnek: It's no use arguing. / It's no good arguing.)
  3. 3look forward to·be used to·object to·when it comes to ifadelerindeki to bir ilgeç olduğu için ardından mutlaka -ing ad biçimi gelir. (Örnek: I look forward to meeting you.)
  4. 4be worth -ing 'yapmaya değer olmak' demektir ve ardından to'lu mastar gelmez. (Örnek: This book is worth reading.)
  5. 5on -ing, as soon as yan tümcesiyle aynı anlama gelip 'yapar yapmaz' demektir ve yazı dilinde·resmî dilde sık kullanılır. (Örnek: On arriving, he called me.)

Örnekler

I am busy preparing for tomorrow's meeting.
Yarınki toplantıya hazırlanmakla meşgulüm.
She couldn't help laughing at his joke.
O, adamın şakasına gülmeden edemedi.
I feel like eating something spicy tonight.
Bu gece canım acı bir şey yemek istiyor.
It's no use crying over spilled milk.
Dökülen süte ağlamanın bir yararı yok.
It's no good pretending you don't care.
Umursamıyormuş gibi yapmanın bir yararı yok.
Bu ünitede daha fazla örnek var. Kayıt olursan hepsini görüp dinleyebilirsin.

Sık yapılan hatalar

I am busy to prepare for the exam.
I am busy preparing for the exam.
I can't help to laugh.
I can't help laughing.
I look forward to see you.
I look forward to seeing you.
This book is worth to read.
This book is worth reading.
I'm used to work late.
I'm used to working late.
Gerçekten bildiğinden emin ol
Kuralı okumakla uygulamak farklı şeyler. Yanlış yaptığında yapay zekâ hangi konuda takıldığını gösterir.
Ücretsiz alıştırma yap