İleri · Unit 29

with + ad(ıl) + ortaç

with sözcüğünden sonra bir ad(ıl) konup ardına ortaç eklenirse '…-mış hâlde' anlamındaki eşlik eden durum anlatılır.

Açıklama

with sözcüğünden sonra bir ad(ıl) konup ardına ortaç eklenirse '…-mış hâlde' anlamındaki eşlik eden durum anlatılır. Ad(ıl) ile ortaç arasındaki ilişki etkense şimdiki zaman ortacı(-ing), edilgense geçmiş zaman ortacı(p.p.) kullanılır.

 

A.  Eşlik eden durum with'i — '…-mış hâlde' 

with + ad(ıl) + ortaç yapısı, asıl eyleme eşlik eden durumu·havayı birlikte betimler. Kalıbı şöyledir: with + ad(ıl) + ortaç = …-mış hâlde.

KuruluşBiçimAnlam
with + ad + şimdiki zaman ortacıwith N + -ingad etken biçimde …-erek
with + ad + geçmiş zaman ortacıwith N + p.p.ad …-mış hâlde (edilgen)
with + ad + sıfat/ilgeç öbeğiwith N + sıfat/zarf öbeğiad … durumdayken
  • He fell asleep with the TV on. (Televizyon açık hâlde uyuyakaldı.)
  • She was standing with a book in her hand. (Elinde bir kitapla ayakta duruyordu.)
  • I studied with the window open. (Pencere açık hâlde ders çalıştım.)

 

B.  with + ad(ıl) + -ing ortacı — etken ilişki 

Ad(ıl) o eylemi kendisi yapıyorsa, yani etken ilişki varsa şimdiki zaman ortacı(-ing) kullanılır. 'saçların uçuşması', 'gözyaşlarının akması', 'kalbin çarpması' gibi ad(ıl)ın özne olduğu eylemlerdir.

AdOrtaç (etken)Anlam
her hairblowingsaçlar uçuşurken
tearsrunning down her facegözyaşları yüzünden akarken
his heartpoundingkalbi çarparken
the dogbarking loudlyköpek yüksek sesle havlarken
  • She stood there with tears running down her cheeks. (Gözyaşları yanaklarından akarken orada duruyordu.)
  • He waited with his heart pounding. (Kalbi çarparak bekledi.)
  • I couldn't concentrate with the dog barking outside. (Dışarıda köpek havlarken odaklanamadım.)

 

C.  with + ad(ıl) + p.p. — edilgen ilişki 

Ad(ıl) bir eyleme uğruyorsa ya da zaten o durumda bulunuyorsa, yani edilgen ilişki varsa geçmiş zaman ortacı(p.p.) kullanılır. 'gözlerin kapalı olması', 'kolların kavuşturulması', 'kapının kilitli olması' gibi ad(ıl)ın eylemi üstlenen taraf olduğu durumlardır.

AdOrtaç (edilgen)Anlam
his eyesclosedgözleri kapalıyken
her armsfoldedkolları kavuşturulmuşken
the doorlockedkapı kilitliyken
his legscrossedbacakları üst üste atılmışken
  • He was sitting with his arms folded. (Kolları kavuşturulmuş hâlde oturuyordu.)
  • She left the house with the door unlocked. (Kapı kilitlenmemiş hâlde evden çıktı.)
  • The professor listened with his eyes closed. (Profesör gözleri kapalı hâlde dinliyordu.)
  • I can't work with my phone turned off. (Telefonum kapatılmış hâlde çalışamıyorum.)

Önemli noktalar

  1. 1with + ad(ıl) + ortaç yapısı, asıl tümceye eşlik eden durum ekleyerek '…-mış hâlde' anlamını kurar. (Örnek: She sat with her legs crossed.)
  2. 2Ad(ıl) ile ortaç arasındaki ilişki etkense şimdiki zaman ortacı(-ing), edilgense geçmiş zaman ortacı(p.p.) biçim seçiminin tek ölçütüdür. (Örnek: with her hair blowing vs with his eyes closed)
  3. 3Ortaç yerine sıfat·ilgeç öbeği·zarf gelen with + ad(ıl) + durum yapısı da doğal biçimde kullanılır. (Örnek: with the door open, with a book in her hand)
  4. 4Bu yapı zarf öbeği gibi kullanıldığı için tümcenin başında, ortasında ya da sonunda yer alabilir.
  5. 5Türkçedeki '…-mış hâlde / …-erek' anlatımı with + ad(ıl) + ortaç ile karşılanır.

Örnekler

She walked in with her hair blowing in the wind.
Saçları rüzgârda uçuşarak içeri girdi.
He listened with his eyes closed.
Gözleri kapalı hâlde dinledi.
Don't speak with your mouth full.
Ağzınız doluyken konuşmayın.
She sat with her legs crossed.
Bacaklarını üst üste atmış hâlde oturdu.
I can't sleep with the lights on.
Işıklar açıkken uyuyamıyorum.
Bu ünitede daha fazla örnek var. Kayıt olursan hepsini görüp dinleyebilirsin.

Sık yapılan hatalar

He listened with his eyes closing.
He listened with his eyes closed.
She sat with her legs crossing.
She sat with her legs crossed.
I can't sleep with the lights turning on.
I can't sleep with the lights on.
She walked in with her hair blown in the wind.
She walked in with her hair blowing in the wind.
He was standing with his arms folding.
He was standing with his arms folded.
Gerçekten bildiğinden emin ol
Kuralı okumakla uygulamak farklı şeyler. Yanlış yaptığında yapay zekâ hangi konuda takıldığını gösterir.
Ücretsiz alıştırma yap